});
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • www.facebook.com/serhatyabanci
  • https://plus.google.com/serhatyabanci/posts
  • www.twitter.com/serhatyabanci
Üyelik Girişi
Ürün ve Hizmetler
Site Haritası
Takvim
BASIN VE MEDYADA UZMANLARIMIZ
% 100 çözüm amaçlı Yılın En iyi Evlilik Ve Aİle sorunları kitabı


UNUTMAK MI AFFETMEK Mİ, raflardaki yerini aldı.

Uzman psikolog/ evlilik ve ilişki terapisti Serhat yabancı" nın ilk kitabı olan "UNUTMAK MI AFFETMEK Mİ, raflardaki yerini aldı.

İlk hafta içinde çok satanlarda 7. sıraya yerleşen kitap,

Bir ilişki ve evlilikte yaşanan her sorunun cevabını ve pratik çözümlerini okuyucularına sunmaktadır.

Kitapta ayrıca, tercih ettiğimiz kişilerin, bizim kişiliğimizle ilişkisi, ayrılmanın şekilleri ve tedavileri, doğru eş seçiminin yöntemleri gibi birçok konuda aydınlatıcı bilgiler yer almaktadır.

Kitaptan bazı başlıklar:

Geçmişte yaşananları unutabilir miyiz?

Biten ilişkinin ardından nasıl daha iyi toparlanırım?

Neden ayrılamıyorum?

Eski sevgilimi Facebooktan sileyim mi?

Uzaktan ve sanal ilişki neden bitirilemez?

İlişki bağımlılığından nasıl kurtulabilirim?

Zıt karakterliler bana neden çok çekici gelir?

Duygusallık mı cinsellik mi, hangisi üstün?

Neyi kabul edip neyi kabul etmeyeceğiz?

Fedakârlık- beklenti- öfke ilişkisi..

Çok yalnızım, çünkü evliyim….

Evlilik programından doğru eş çıkar mı?...

Kendimize yetebilmek için ne yapmalıyız?

Uzun flörtler evliliği riske sokuyor

Tartışma çıkmaması için alttan almak doğru mu?

Ve daha onlarca konu ve içerik ile kitabımızda..
Temin :
ofisimiz veya
0505 540 09 77 veya
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=653305&sa...

EVLİLİKTE İLETİŞİM, HAKLI OLMAK İÇİN Mİ MUTLU OLMAK İÇİN Mİ

EVLİLİKTE  İLETİŞİM, HAKLI OLMAK İÇİN Mİ MUTLU OLMAK İÇİN Mİ?

                Bir ilişkinin kalitesi, iletişimin kalitesi ile ölçülür. İletişim, evlilik, flört,vb.  tüm ilişkilerde ilişkinin şeklinin kalitesinin ve düzeyinin göstergesidir.

                Bizim toplumumuzda kendini ifade etmek, onu ikna etmek,  karşıdaki üzerinde bir etki yaratmak olarak algılanmakta. Oysa gerçek iletişim, kaygılardan uzak olmalı, kendini ifade etme odaklı olmalıdır. Şayet ikna amaçlı ya da etki amaçlı bir  iletişim dinamiğine sahipseniz, o iletişimin sonunda öfke veya kavga kaçınılmazdır.  Ayrıca sadece çözüm odaklı ve ikna odaklı iletişim kuran çiflterin kendi aralarında da sohbet edemedikleri ve güncel konularda da paylaşım yapamadıkları görülmektedir.

                O halde iletişimde ilk kuralımız ikna etmek ve kabul ettirmek amaçlı olmamalıdır.

                İletişim, bir evlilik/ilişkideki sorunların çözümü için en temel ortak anahtardır. Ekonomik, sosyal, duygusal, cinsel vb. gibi yaşanan tüm sorunlar doğru bir iletişim tekniği ile çözülebilir.  Evlilik terapistleri olarak bizler, iletişim ile her türlü sorunun çiftler tarafından çözüleceğine inanırız. İletişimi düzeltmeyen çiftler, dışsal etmenlerle, farklı destek güçlerle sorunu çözmeye çalışırlar.  Daha çok para kazanmak, araba,ev , alışveriş kalitesini arttırmak vb. gibi etmenler , ilişkinin değil evliliğin konfor düzeyini arttırır. Dışsal destekler, iyi giden ve belli sorunları çözülen evliliklerde yapıcı etki yaratırken, kötü giden evliliklerde, kişilere boşanma gücü verir.

                O halde, evlilik içindeki iletişim sorunu, dışsal destek kaynakları ile değil, iki eş arasında karşılıklı çözülmelidir.

                İletişimin evlilikte sorunlu olması, eşlerin birbirlerine olan önyargısı ve etiketlerinin  ürünüdür. Eşler, birbirlerine güvenmezler, değişeceklerine inanmazlarsa konuşmalar kısa ve  emir vaki olur, içeriğinde de duygu barındırmaz. Birbirleri hakkında negatif algılara sahip olan çiftler, sigorta attıran konularda genelde 30.saniyeden itibaren kontrolden çıkarlar.  Bunun nedenlerinden biri de çiftlerin birbirini zihnini okuması ve söylenene değil, onunla ilgili aklından geçene inanmasıdır. Mesela, siz ne söylerseniz söyleyin eşiniz  ailesi hakkında sizin önyargılı olduğunu ve sevmediğinizi söyleyecektir.  Eğer önyargılar oluşmuşsa, konuyu konuşmaktan çok önyargıya odaklanıp hem önyargı sahibinin  hem de buna neden olan eşin özeleştiri yapması gerekir.

O halde,iyi bir iletişim için eşler birbiri hakkındaki önyargılarıyla yüzleşmelidirler.

Bir ilişkide sağlıklı iletişim, sağlıklı güven duygusuna bağlıdır. Birbirine güvenmeyenler, birbirinin söylediklerine de güvenmezler. Güven ilişkisinin oluşması için ise mutlak olarak özeleştiri, özür dileme ve hatayı kabullenme gerekir.  Birinin güvenini kazanmak istiyorsak, haksız ve hatalı olduğumuz noktalarda, (en kötü) onu kaybetme ihtimali olsa bile, özür dilemeli, kabul etmeli ve özeleştiri yapmalıyız.  Olayların üstünü kapatarak  sorunlar çözülmediği gibi kalıplar ve güvensizlikler oluşur.

Hatalarını kabul etmeyen yada kendi hatalarını eşinin hatalarıyla kapatmaya çalışan kişiler, her geçen gün daha fazla iletişimi bozan taraf olur. Mesela, eşinizin eve geç gelmesi, sizin hakaret etmenizin nedeni veya sabunu olamaz.  İkisi ayrı birer hatadır.  Ayrıca bir hatanın bedelini onun canını acıtarak ödetirseniz, ödeşmiş olur ve özür dileme gereği oluşmaz.  Başkasının canını acıtarak ,kendi  canınızın acısını azaltmaktan vazgeçmeliyiz.

                O halde  sağlıklı bir  iletişim için ,hatalarımızı kabul etmeli haksız olduğumuz noktalarda da karşıdakinden özür dilemeliyiz.  “ama” ve ya “ sende şöyle yapmıştın” kalıplarını kesinlikle kullanmamalıyız.

                İyi bir iletişimde temel olan, iki tarafın olduğu gibi kabullenildiği duygusu yaşamasıdır. İletişimde karşıdakini değiştirmeye çalışmak, beyhude bir çabadır. Hiç kimse karşıdakini mutlu etmek için değişmemeli. Ama  zarar veren bir davranışı var ise bunu , inandığı ve mantıklı bulduğu için değiştirmeye çalışmalıdır.  Değiştirmeye çalışmak konusunda ne kadar ısrar ederseniz, karşıdaki  de değişmemek için bir o kadar direnç gösterir.   İletişimde sorunlu davranış varsa amaç değiştirmek değil, “farkındalık yaratma” olmalıdır. Siz ona fark ettirin, ama ısrarcı olmayın. Fark edip değiştirmemesi  zaten sizi yok saymasıdır ki, bir insan bir ilişkiyi yürütüyorsa mecburen yok saymanın sa bedelini öder. Eşinizin davranışının farkında olmasını sağlamak zordur. Bu konuda en etkili yöntem ,yumuşakuslup ve duygu içerikli cümlelerdir.  Bağırarak öfkelenerek  kimseyi değiştiremezsiniz. Korku dolu  telkinler, istediği ve inandığı  için değil korktuğu için yapılmıştır. Cesaretini topladığında da yapmayı bırakacaktır.

                Farkındalık için emir cümleleri kullanmamalıyız. Daha .çok o davranışın bizim üzerimizdeki etkisini, nasıl etkilendiğimizi, kırıldığımızı, üzüldüğümüzü belirterek ifade etmeliyiz. Mesela ; sesini yükselttiğinde çok korkuyorum, çok üzülüyorum, beni sevmediğini düşünüyorum” gibi . burada dikkat edilmesi gereken esas nokta, bu durumun süreç  odaklı olduğudur. Birkaç deneme ile sonuç almak mümkün olmayabilir. Çünkü hem o buna alışık değil, hem de siz kalıplarınızın dışında bir iletişim kalıbı oturmaya çalışıyorsunuz. O sizin samimiyetinizi sorgular siz ise sabrınızın zorlanması ile savaşırsınız.Sıkıntıları söylerken 2 yol izlemeliyiz.

  1. Önce bu davranışın bizim üzerimizdeki etkisini söylemeliyiz.
  2. 2.nasıl davranmasını istediğimizi yani beklentimizi söylemeliyiz.

O halde sağlıklı iletişim için ,eşimizi değiştirmeye değil, davranışının farkında olmasına çalışmalıyız.

 

                      İlişki ve evlilikte iki farklı cinsiyetin, farklı yetişme ve kişiliklerin bir arada olduğunu kabul etmeliyiz.  Eşler birbirleri ile yarışmamalı. İletişim için ortak dili bulmaya çalışmak, bu ortak dilin ise aynı kelime veya üslup değil, birbirinin hassasiyetlerini gözeten  şekilde olmasını sağlamak gerekir.  Esas olarak da iki taraf, birbirinin bam teline basmamalı, sigorta attıran kelimelerden kaçınmalıdır.

O halde iletişimde esas olan  hırs ve intikam tatmini değil, sorun çözmek, rahatlamak ve kendini ifade etmektir.

                Evlilikte iletişim kurulmadan önce kendimizi sorgulamalıyız. Amacım ne, hangi sonuca ulaşmak istiyorum, onun karşı tezi nedir?, onun haklı olduğu kırıldığı noktalar nedir ? vb. gibi sorular ile kendimizi test etmeliyiz.

 İletişimde amaç egomuzu tatmin etmek, haklılığımızı vurgulamak olmamalıdır. Haklı olmamız iletişimde her şeyi söyleme hakkına sahip olduğumuz anlamına gelmemelidir. Çünkü haklı olmak ve devamlı buna sığınmak, bunu silah olarak kullanmaktır.  Oysa haklı olmak, evlilikte sizi mutlu kılmaya yetmez.

Şuana kadar hep konuşmak üzerine odaklandık.. iletişimde gözden kaçan önemli ayak ise dinlemedir. “biz konuşamıyoruz” diyen çiftlerin evliliklerini incelediğimizde az dinleme, çok konuşma ve aralarında haklılık savaşı olduğunu görürüz. Oysa iletişimde esas olan dinlemektir. Bağırmalar, gürültüler ve kavgalarda esas neden dinlememektir. İki kişi kavga ediyorsa dikkat edin aynı anda konuşuyorlardır.

O halde sağlıklı iletişim sırayla dinlemek ve konuşmak şeklinde olmalıdır.

Dinlemek , konuşmak için sırasını beklemek değil,  söylenenin içindeki mesajları almaktır. Bazen siz konuşursunuz o susar. Sonra bir bakarsınız hiç dinlememiş gibi  sorular sorar. Oradan da anlaşılacağı üzere aktif dinleme değil, pasif dinleme yapılmıştır.

 O halde sağlıklı iletişim de dinlemek, anlamanın ilk şartıdır.

 

OHALDE SAĞLIKLI BİR EVLİLİK SAĞLIKLI BİR İLETİŞİM İLE MÜMKÜNDÜR.

 

Serhat YABANCI

 Evlilik-Aile-İlişki Terapisti

www.serhatyabanci.com

05321642584

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret798079
MAKALELER
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.33755.3589
Euro6.05236.0765
Anlık
Yarın
14° 8°
Saat
Anahtar Kelimeler
evlilik danışmanı, evlilik terapisti,
evlilik uzmanı,aile danışmanı,
aile terapisti,ilişki terapisti,
ilişki uzmanı, cinsel terapist,
psikolog,
pedagog,
evlilik danışmanı,
istanbuldaki en iyi psikolog,
en iyi pedagog,
maltepe psikolog,
kadıköy psikolog
,maltepe aile danışmanı,aşık olmak, unutak mümkün mü,afeetmek, aldatma psikolojisi,evlilik psikolojisi